Datça Otelleri

Balı, Bademi, Balığıyla Datça, baharın ilk günlerinde pazar ya da manavlarda ilk çağla bademleri görürüz. Bizim oralarda badem ağaçları daha çiçek bunlar nereden geliyor diye sorarsanız satıcılardan Datça’dan geldiği cevabını alırsınız. 4 mevsim ılık olan havası ile Datça badem ağaçlarının memleketidir, bademli köfte de dahil olmak üzere bademden yapılan pek çok güzel lezzeti, balığın en güzelini tatmak isterseniz Datça otelleri’nden birinde yerinizi ayırtmanızı öneriyoruz. Valizinizi hazırladıysanız hemen yola çıkalım.

Datça Otelleri

Datça tarihe, muhteşem doğal güzelliklere ve denize sahip olan Muğla’nın huzurlu ilçesidir. Gökova Körfezinden sonra Marmaris’e varmadan Datça yoluna dönüp yolunuza devam edersiniz. Eskiden 250 civarında viraj olduğu söyleniyor. Virajlı olması nedeniyle sürücüler çok dikkatli olduğu için bu yolda kaza olmadığını ya da çok nadir olduğunu söyleyebiliriz, yol yapım çalışmaları ile yolda bir miktar rahatlama olmuş.

Ancak yine de döne döne gideceğinizi bilmeniz gerekiyor, gözünüzü korkutmasın muhteşem bir manzara içinde ilerleyeceksiniz. Yeşilin her tonunu, bir tarafınızda Hisarönü Koyu’nu diğer tarafta Gökova Körfezi’ni yukarıdan görme şansınız olacak. Ancak bu yolda gitmek istemezseniz Bodrum Datça arasında karşılıklı olarak kalkan feribotlar ile denizden de gidebilirsiniz.

Datça’da nerede kalınır? diye sorabilirsiniz. Hisarönü otelleri ayrı bir seçenek olarak düşünüp,  Datça'da pansiyonlar, apart oteller, günlük kiralık evler, bungalov evlerden birini tercih edebilirsiniz.  Nerede kalırsanız kalın Datça’nın muhteşem oksijen dolu havasını teneffüs edecek ve huzur bulacaksınız. Datça’da havadaki nemin sıfır olduğu söylenir. Bu da özellikle astım gibi nefes sorunu yaşayanların rahat nefes almalarını sağlar.

Datça’da kaldığınız sürede hiç olmazsa 1 gün sabah erken kalkıp yürüyüş yapın. Ilık ılık esen bir rüzgar, sokaklardaki begonvillerin görüntüsü, bahçelerden gelen çiçeklerin kokusu ve bol oksijeni tüm vücudunuzda hissedeceksiniz. Bu rayihanın tüm hücrelerinize kadar ulaştığını, ruhsal ve bedensel olarak bir iyilik hissi içinde olduğunuzu deneyimleyeceksiniz.

Havası kışın bile ılık olduğu için tatilinizi Şubat ayı başında yapmayı düşünürseniz etkinlikler, turlar ve konserlerle kutlanan Datça Badem Çiçeği Festivali’ne de katılabilirsiniz. Sadece bu bölgede yetişen endemik bir tür olan, erken çiçek veren ve çabuk olgunlaşan, iri taneli Nurlu Badem ağaçlarını da görebilirsiniz.

Huzur bulmak, yenilenmek, baş başa zaman geçirmek ve harika balayı fotoğraflarına sahip olmak isteyen çiftler için Datça balayı otelleri olarak da doğru tercih olabilir. Otelinizde sabah kalkıp kahvaltınızı yaptıktan sonra ilk gününüzü denizde geçirmek isterseniz ve Akdeniz’de gireyim diyorsanız Datça’ya bağlı Mesudiye Köyü yakınlarındaki Mesudiye koylarını tercih edebilirsiniz.

Eğer çocuğunuz varsa ya da sığ ve kumluk denizi tercih ediyorsanız Hayıtbükü , daha derin sularda yüzmeyi seviyorsanız, plajı kum ve çakıl karışımı olan ve çabuk derinleşen Ovabükü ya da Palamutbükü plajlarına gidebilirsiniz. Bu plajların tümü mavi ve yeşili bir arada görebileceğiniz yerlerdir.

Datça’ya daha yakın bir yer isterseniz bisikletle ya da yürüyerek bile gidebileceğiniz tepelerin arasında, okaliptüs ağaçlarıyla kaplı cennet gibi bir koy olan Kargı Koyu’nu ya da merkezdeki Kumluk ve Hastane önü plajlarını düşünebilirsiniz.

Palamutbükü’ne karar verdiyseniz giderken Knidos Antik Kenti’ni ziyaret edin. Knidos’un Adalardan gelen Dorlar tarafından kurulduğu ve demokrasinin ilk örneklerinin yaşandığı önemli şehirlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Antik kentte nekropol alanı, odeion, Apollo ve Afrodit tapınak kalıntılarını gezdikten sonra deniz manzaralı küçük amfitiyatrosunda oturup gözlerinizi kapatıp burada yaşamış olan insanları hayal edebilirsiniz. Knidos Feneri’ni de görmeyi ihmal etmeyin.

Datça Limanından kalkan tekne turları ile bahsedilen koyların dışında karayolu ile ulaşılamayan Domuz Bükü Koyu’nu da görebilirsiniz. Kamp alanları ve bungalovların olduğu bu koyda bir gece kalmanızı öneriyoruz. Bu sayede mavi ve yeşilin birbiriyle kucaklaştığı koy manzarasına güzel bir günbatımı manzarası eklenir. Yerleşim yerlerine uzak olduğu için gece gökyüzünün bu kadar güzel, yıldızların bu kadar çok olduğunu görecek, daha önce fark etmemiş olmanıza hayıflanacaksınız.

Datça’da ilk gün denize girdikten sonra ertesi gün şehir içi turu yapabilirsiniz. Tarihi M.Ö. 11 yüzyıla kadar giden Eski Datça mis gibi çiçek kokan dar sokakları, taş döşeme yolları, begonvilleri ve eski evleri ile sizi geçmişe götürecektir. Datça aşığı şairimiz Can Yücel’in evi de burada bulunuyor. Daha sonra heykellerle süslenmiş liman yolunda yürüyüş, Sevgi Yolunda bulunan tezgahlardan alış veriş yapabilirsiniz.  Akşam yemeği için Liman’da bulunan lokanta ya da kafeler tercih edilebilir ya da otelinizde yemek yiyebilirsiniz. Datça otel fiyatları sadece konaklama, yarım ya da tam pansiyon olarak değişiklik gösterir.

Datça’da biri Kaymakamlık tarafından restore edilen ve şu an lokanta olarak hizmet veren 6 adet Kızlan Yeldeğirmenleri’ni, Datça’nın yerel şarabını tatmak, üzüm bağlarını dolaşmak, dalından üzüm yemek ve üretim tesisini görmek isterseniz Datça Vineyard & Winery’yi ziyaret edebilirsiniz.

Tatilinize biraz hareket katmak isterseniz Marmaris’e geçiş yapabilirsiniz. En iyi Marmaris otelleri konaklamak için size farklı seçenekler sunacaktır. Datça’dan ayrılırken bal ve bademli helva alabilirsiniz. Size Datça’da iyi bir tatil geçirmenizi diliyoruz.