Lefkoşa Otelleri

Lefkoşa, başkent olmasının yanı sıra ekonomik, kültür ve sanat merkezi olarak da yıldızı parlayan bir kenttir bu nedenle Lefkoşa Otelleri 12 ay hizmet verir. Özellikle yaz aylarında yerli yabancı sanatçıların galalarına ev sahipliği yaptıkları için tatil tercihlerinde ön plana çıkmaktadırlar.

Lefkoşa Otelleri

Kıbrıs’ın tam ortasında kuzey ve güney olarak ikiye bölünmüş bir şehir Lefkoşa, hem Türklerin hem de Rumların başkenti olması nedeniyle özel bir şehir. KKTC için adı Lefkoşa, Kıbrıs Cumhuriyeti için adı Nicosia olup iki bölge arasındaki sınır güvenliği ise Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından sağlanıyor.

Lefkoşa gece kulüpleri, casinoları, alış veriş merkezleri, müzeleri, tarihi yapıları, hanları, camileri ile keyifli bir tatil geçirmeniz için aradığınız her şeyi size sunar.

Sıcak ve kurak bir iklime sahip olduğu için kışın bile rahatlıkla gelebilirsiniz, en soğuk olduğu aylar Ocak ve Şubat, en sıcak olduğu aylar ise Temmuz ve Ağustos ayları olup bu aylar dışında her ay güzel bir tatil geçirebilirsiniz.

Lefkoşa Otelleri Fiyatları erken rezervasyon ve özel kampanya dönemlerinde oldukça indirimli olanaklar sunar. 

Lefkoşa’ya en rahat uçak ile gidebilirsiniz ve Türkiye’nin pek çok havalimanından Lefkoşa Ercan Havalimanı'na doğrudan seferler bulabilirsiniz.

Uçaktan indikten sonra havaalanı transfer hizmeti ya da araç kiralayarak Lefkoşa’ya gidebilirsiniz ancak Kıbrıs’a ilk defa geliyorsanız araç kiraladığınızda trafiğin tersten aktığını unutmayınız. Lüks otellerin dışında daha hesaplı bir tatil yapmak isterseniz Lefkoşa Pansiyonları'ndan birinde kalabilirsiniz. 

Lefkoşa Surları ve Girne Kapısı: 14. yüzyılda Lüzinyanlar tarafından Ceneviz saldırılarına karşı yapılmış surların bir kısmı yol yapımı sırasında yıkılmakla birlikte büyük bir kısmı günümüze kadar ulaşmış Surlar üzerinde 11 burç ve şehre giriş için 3 kapı bulunuyormuş ve bu kapılardan biri Girne Kapısı'dır.

Girne Kapısı günümüzde turizm bilgi bürosu olarak hizmet vermekte ve bunun hemen karşısında Venedik Sütunu bulunur.

Venedik Sütunu: Atatürk Meydanı’nda bulunan sütun 1550 yılında Venedikliler tarafından inşa edilmiş. Üzerinde 6 İtalyan ailesinin arması bulunmaktadır.

Tarihi Asmaaltı Meydanı (Buğday Pazarı) : İdari merkezi Sarayönü ile dini merkezi Selimiye (Ayasofya) arasında kalan meydandır. Osmanlı döneminde şehir içi ticaret hanlarının yoğun olduğu meydan bir ticaret ve konaklama merkeziymiş.

Selimiye Camii: 13. Yüzyılda inşa edilmiş St. Sophia Katedrali 16.yüzyılda Osmanlı döneminde restore edilerek 2 minare eklenmiş ve cami olarak kullanılmaya başlanmış. Kiliseden dönüştürüldüğü için gotik bir mimariye sahiptir.

Büyük Han : Selimiye Camisinin yakınlarında bulunan han adadaki en eski Türk yapılarındandır. 1570 yılında inşasına başlanan han tipik bir Anadolu hanı tarzında yapılmış. Zamanında tüccarların konakladığı handa günümüzde pek çok kafe bulunuyor. Büyük Handan sonra Küçük Hanı da görmenizi öneriyoruz. 

Bedesten Aziz Nikolas Kilisesi: 12.yüzyılda kilise olarak inşa edilen yapı Osmanlı zamanında tekstil ürünlerinin depolanıp satıldığı Bedesten’e dönüştürülmüş. 

Derviş Paşa Konağı : Günümüzde Etnografya Müzesi olarak kullanılan konak 19. Yüzyılda yapılmış. Dönemin sosyal ve aile hayatının nasıl olduğunu bu müzede görebilirsiniz. 

Samanbahçe Evleri: 19. Yüzyılda şehirde nüfus çok artar, özellikle dar gelirli vatandaşlar için bir çözüm aranır ve bir toplu konut projesi olarak Samanbahçe Evleri yapılır. Kıbrıs’taki sosyal konutların ilk örneği sayılabilecek evler Kıbrıs Kültürünü yansıtmaktadır.

Machairas Manastırı : Lefkoşa’ya 30 dakika uzaklıkta olan manastır 12.yüzyılda yapılmış adanın en eski dini yapılarından biridir. Manastırı gezdikten sonra çevresinde organik ürünler satan dükkanlardan alış veriş yapabilir, kafeteryalarda dinlenebilirsiniz.  

Lefkoşa Müzeleri: Yukarıda saydığımız müzelere ek olarak Mevlevi Tekke Müzesi, Taş Eserler Müzesi, Lüzinyan Evi, Saçaklı Ev, Milli Mücadele Müzesi, Kıbrıs Özel Etnografya Müzesi, Dr. Fazıl Küçük Müzesi, Barbarlık Müzesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Klasik ve Spor Araba Müzesini gezebilirsiniz. 

Lefkoşa’da ilk gününüzü tarih ve kültür turu olarak tamamlayıp otelinize dönüp dinlendikten sonra eğlenceli gece hayatının tadını çıkarmanızı öneriyoruz. Tatilde lüks oteller yerine daha samimi otellerde konaklamayı seviyorsanız Lefkoşa Butik Otel olarak da size çok güzel seçenekler sunmaktadır. 

Lefkoşa’da tarihsel doku içinde her ihtiyaca cevap verebilen, yiyecekten içeceğe, giysiden mücevhere kadar her şeyi bulabileceğiniz Arasta’yı gezebilirsiniz, Uzunyol Caddesi de aradığınız her şeyi bulabileceğiz bir diğer alış veriş bölgesidir. 

Kıbrıs’ın büyük şehirlerinin yanında köylerini de görmek gerekir, Lefkoşa’ya bağlı ve yeraltı mağaralarıyla ünlü olan Kalavaç Köyü bunlardan biridir. 400 yıl önce Muğla’dan göçen Kalavaç Aşireti tarafından kurulan köy, günümüzde otantikliğini koruyan en güzel köylerdendir. Zamanınız varsa Girne’ye yakın olan Kormacit(Koruçam), Akdeniz ve Karmi (Karaman) Köylerini de görmenizi öneriyoruz. Bunun için Girne Otellerinde konaklayabilirsiniz.    

Kıbrıs denildiğinde casinoları, gece eğlenceleri, konserler ve harika kumsallarıyla deniz akla gelir. Kıbrıs Otelleri de bu nedenle çok tercih edilir. Oysa gördüğünüz gibi Lefkoşa’da görülecek ne kadar çok tarihi yer bulunuyor.

Tatilinize bir de Girne ve Magosa’yı eklediğinizde tarih, doğal güzellikler, deniz ve eğlenceye doyacaksınız, şimdiden iyi tatiller diliyoruz.

Daha Fazla Yükle