Selçuk Otelleri

Tarihi ve Doğal Güzellikleri ile SELÇUK, Tatilde tarih keşfine çıkmayı sevenler için İzmir ve ilçeleri zamanda yolculuk yapmak açısından harika yerlerdir, ama önce Selçuk otelleri içinden size uygun birini seçip yerinizi ayırtmanız gerekiyor. Merkezde genelde küçük otel ve pansiyonlar bulunurken büyük oteller şehrin dışına yapılmış.

Selçuk Otelleri

Dünya Kültür Mirası listesinde olan Efes Antik Kenti Celcus Kütüphanesi, amfitiyatrosu, çeşmeleri, tapınakları ile baş tacıdır.  Efes pek çok uygarlığı ağırlamış İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunuyor. Selçuk’a gelmek için İzmir ya da Aydın yönünden kara, hava ve demiryolunu kullanabilirsiniz. Hava yolundan gelecekler önce İzmir Adnan Menderes Havalimanına inip oradan servislerle ya da araç kiralayarak Selçuk’a gelebilirler.

İsterseniz Selçuk’u yukarıdan gören bir otel ya da Pamucak sahilinde denize sıfır 5 yıldızlı bir otel seçebilirsiniz. İzmir’den turumuza başlamaya ne dersiniz?

Özel aracınızla geliyorsanız ilk olarak otobandan çıkar çıkmaz Belevi Köyü’ne girip Belevi Mozolesi’ni görebilirsiniz. Sonra yeniden Selçuk yönüne yolunuza devam edin. Yola döndüğünüzde sağdaki tepenin üzerinde küçük bir kale göreceksiniz. Savunma amacıyla tüm ovaya hakim bir yerde yapılan Keçi Kalesi’ne arka yoldan yürüyerek tırmanmak mümkün. Ama siz şimdilik yolunuza devam edin.

Eğer bahar aylarındaysanız sağlı sollu tarlalarda pembe ve beyaz çiçekler açmış yüzlerce meyve ağacı size görsel bir şölen yaşatacaktır. Selçuk şeftalisi ile ön plana çıkar. İlçeye yaklaştığınızı sağınızda görkemli bir şekilde yükselen Selçuk Kalesi’ni gördüğünüzde anlayabilirsiniz.

Kalenin hemen yamacında şehir içine doğru uzanan Bizans su kemerleri üzerlerindeki leylek yuvaları, yavrusunu besleyen anne leylekler ile yüzünüzde ilk gülümsemeyi yaratır. Selçuk leyleklerin yazın konakladıkları beldelerden biridir.  

Şirin bir tatil şehrine gelmenin keyfiyle otelinize yerleşebilirsiniz. Selçuk otelleri fiyatları pansiyon, küçük otel ya da bol yıldızlı otel olmalarına ve yaza-kışa göre farklılık gösterir. Otelinize yerleşip dinlendikten sonra ilk gününüzü şehir merkezine ayırmanızı öneriyoruz. Çünkü Efes Antik Şehri’ni sıcaktan etkilenmemek için sabah gezmek daha doğru olacaktır.

Size yürüyerek bir tur attıracağımız için rahat ayakkabılar giymenizi öneriyoruz. Selçuk Kuşadası yoluna girdiğinizde yolun sağ tarafında meşhur dutlu yolu göreceksiniz. Bu yol eski Kuşadası yoludur, zamanında yolu genişletmek için ağaçları kesmek istemişler ancak halk kendini ağaçlara bağlayarak kesilmesini önlemiş ve yan tarafta yeni yol yapılmış. Bu ağaçlar teşekkürlerini hem meyveleri hem de sağladıkları gölge ile sunuyorlar.

Dutlu yol Efes Antik Şehri alt giriş kapısına kadar devam eder. Dutlu yolun hemen başlangıcında İsa Bey Camii ve St. Jean Kilisesi’ni gösteren bir yönlendirme tabelası göreceksiniz. Onu geçin oraya sonra gireceğiz. Siz dutlu yola girin kısa bir yürüyüşten sonra Artemis Tapınağı yazısını göreceksiniz, girin. Dünyanın 7. Harikası olarak gösterilen tapınaktan günümüze bir sütun ve birkaç kemer başı kalmış, size orasını hayal etmek kalıyor. 

Artemis Tapınağından sonra geri dönüp ilk gördüğünüz tabelayı takip edin. Arnavut kaldırımlı sokakta eski Selçuk evlerinin arasından devam ettiğinizde karşınıza 1375 yılında Aydınoğlu İsa Bey tarafından yaptırılmış, çinileri ve mermer işlemeleri ile hayranlık uyandıran İsa Bey Camii çıkacak. Merdivenlerden çıkılan caminin alt katındaki küçük dükkanlarda mermerden yapılmış süs eşyaları satın alabilir, karşısında bulunan otantik Cafede dinlenebilirsiniz.

İsa Bey Camisi yanından dar taş döşemeli sokaktan yukarıya doğru ilerlediğinizde yol sizi M.S. 4. yüzyılda inşa edilen St.Jean Kilisesine götürür.  

Kiliseyi gezip çevresinde bulunan hediyelik eşya mağazalarında burasıyla ilgili dini pek çok obje bulabilirsiniz. Kiliseden aşağıya inen yokuş sizi Selçuk çarşısına çıkaracaktır. Merkezi küçük olduğu için hızlı bir tur yapabilir yemeğinizi burada yiyebilir ve otelinize dönebilirsiniz.

Selçuk’ta gece hayatı sakin olduğu için eğlenmek istiyorsanız 20 km uzaklıkta bulunan Kuşadası’na gitmenizi öneriyoruz. Bu kadar yakın olduğu için isterseniz konaklamayı Kuşadası otelleri seçeneklerine  bir göz atıp Kuşadası'nda konaklamayı tercih edebilirsiniz.

Gezinizin 2. günü sabah mutlaka Efes Antik Şehrine ayırın. Yaklaşık 2-3 saatinizi alacak bu turu mutlaka rehberle gezmenizi öneriyoruz. O zaman gördüğünüz her taş, her yol gözünüzde canlanacak ve daha anlamlı gelecektir. Efes yukarıdan denize doğru meyilli bir şehir olduğu için üst kapıdan tura başlamak daha rahat olur. İndiğiniz yolu tekrar yukarı tırmanarak dönmemek için Efes’e servis ya da taksiyle gelmek daha akıllıca olabilir. Ancak aracınızla gelecekseniz o zaman önce Meryem Ana Evi’ni ziyaret edip oradan Efes’e geçebilirsiniz.

Meryem Ana Evi Hz. İsa’nın annesi Meryem Ana’nın ölümüne kadar yaşadığı yer olarak biliniyor. St. Jean’ın da kendi adını taşıyan incili burada yazdığı ve 101 yaşında ölümüne kadar Hz. Meryem’in yanında kaldığı söylenmektedir. Kutsal yer ilan edilen Meryem Ana Evi her yıl binlerce Hristiyan turisti hac için ağırlamaktadır, 15 Ağustosta da Meryem Ana Ayini yapılmaktadır.

Efes’in kadın savaşçılar olan Amazonlar tarafından kurulduğu ve isminin ana tanrıça kenti anlamına gelen Aphasas’tan geldiği biliniyor. Lidya döneminde Akdeniz’in en güçlü kentlerinden biri olur. Roma döneminde ise limanı ile tam bir ticaret merkezidir.

Ancak zamanla Menderes çayının taşıdığı alüvyonlar denizi doldurur ve liman 5 km içeride kalır. Efes’te yerleşim 17. Yüzyıla kadar devam eder, daha sonra çeşitli sebeplerle şehir boşalır ve viran hale gelir. Şehrin iki giriş kapısının hemen yanında hamamlar bulunur. Dışarıdan gelen herkes önce bu hamamlarda yıkanıp temizlendikten sonra şehre alınıyormuş. Şu an bile ne kadar büyük ve ihtişamlı bir şehir olduğunu görmek mümkün. Özellikle tüm Efes şehrini yukarıdan görecek şekilde inşa edilmiş 25000 kişilik amfitiyatro bu gün bile dimdik ayakta olması ve harika akustiği ile kendine hayran bırakmaktadır.

Efes’ten çıkan eserler Selçuk Efes Müzesinde sergilenir. Özellikle Tanrıça Artemis, İsis, Priapos ve Tanrı Eros heykelleri kendine hayran bırakır. Büyük bir koleksiyona sahip müzede bir de etnografya bölümü bulunmaktadır. Bu bölümde Türk Kültürü, günlük yaşantısı ile ilgili bilgi alırken tipik bir hamamı da görebilirsiniz. 

Tarihi gezinizden sonra denize girip rahatlamak isterseniz Selçuk’a 9 km uzaklıkta bulunan incecik kumları ve 11 km uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun plajlarından biri olan Pamucak Sahiline gidebilirsiniz.

Bu sahilde bulunan İzmir otelleri ayrıcalıklı bir tatil sunar. İsterseniz denize, isterseniz otelin havuzuna girebilir akşam da otelde düzenlenen etkinliklerle eğlenebilirsiniz. Bu bölgede Avrupa’nın en büyük kaydırakları olan harika 2 su parkı bulunmaktadır. Hem güvenli hem de eğlenceli olan bu parklarda tüm gününüzü geçirebilirsiniz. 

Selçuk Kuşadası yolu üzerinde bulunan Çetin Maket Köy’de gezerken keyif alacağınız bir müze. İnce bir işçilikle yapılmış maket bebekler ile köy hayatını, göreneklerini tanıyabilir bahçesinde gözleme yiyebilirsiniz.

Selçuk’a gelmişken şirin Rum Köyü Şirince’ye uğramamak olmaz. İsterseniz kendi aracınızla, isterseniz Selçuk’tan kalkan dolmuşlar ile Şirince’ye kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Eski Rum evleri, dar, taş döşeme sokakları, serin havası ve sakin, huzur veren ortamı ile kalmak isteyebilirsiniz. Bu durumda Şirince otelleri sizin otantik bir ortamda konaklamanızı sağlayacaktır. Unutamayacağınız bir tatil için hiç olmazsa 2 gününüzü Selçuk’a ayırmanızı öneriyor, iyi tatiller diliyoruz.