Niğde Otelleri

Pers, Roma, Bizans döneminden sonra Türklerin egemenliğine geçip önce Selçuklu sonra Osmanlı Devleti'nin hakimiyetinde varlığını sürdürmüş. Niğde'de tüm bu medeniyetlerin izlerini görmeniz mümkün. Niğde, köklü tarihi yanında doğal güzellikleri ve termalleri ile de turistik açıdan çok özel bir yere sahip olup bu yaşlı şehri tanımak isterseniz Niğde Otelleri'nde rezervasyonunuzu yaptırıp keşfe başlayabilirsiniz. 

Niğde Otelleri

Niğde’ye özellikle Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında gelirseniz mutlaka bir festival görebilir ve etkinliklerine katılabilirsiniz. Mayıs ayında Hasan Dağı Yayla Festivali ile Şehit Muallim Ethem Kültür ve Sanat Festivali, Temmuz ayında Tyana Kültür ve Turizm Festivali'ne katılabilirsiniz.

Karakapı Kasabası Hasan Dağı Yayla Festivali, Kale Festivali, Cadı Çayı Kültürel ve Yöresel Yayla Şenliği, Geleneksel Darboğaz Kültür ve Sanat Festivali'nden birine mutlaka denk geleceksiniz. Niğde otelleri fiyatları bu dönemdeki doluluk oranlarına ve otelin özelliklerine göre değişiklik gösterecektir. 

Köklü bir tarihe ve doğal güzelliklere sahip Niğde gezilecek yerler açısından zengin seçenekler sunuyor. Ülkemizde neredeyse her şehirde bir kale bulunmakta olup Niğde Kalesi şehri keşfetmek için ilk durağınız olabilir.

Niğde’de daha sonra göreceğiniz son derece değerli ve özel eserlerin yanında biraz mahsun kalan Niğde Kalesi Eski Niğde şehrinin bulunduğu tepede kurulmuş. Üç surla çevrelenmiş kalenin birçok yeri yıkılmış.

Tarihi hakkında net bir şey söylenememekle birlikte M.Ö. 8. Yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Kalenin eski burçlarından birinin üzerine yapılmış saat kulesi Niğde’nin sembollerinden biri olmuş.

Kaleyi gezdikten sonra çevresinde bulunan parkta dinlenip, küçük kafelerde çayınızı yudumlayabilirsiniz. 
Niğde Kalesi’nin bulunduğu tepede 1223 yılında 1.Alaeddin Keykubat adına yaptırılmış, taş işçiliği ve mimarisi ile Selçuklu camilerinin en güzel örneklerinden biri olan Alaaddin Camiisi’ni de gezebilirsiniz.

Söylenceye göre cami yapılırken caminin taş ustası sancakbeyinin kızına aşık olur ve tabii ki imkansız bir aştır bu. Taş ustası aşkını en iyi bildiği yolla taşları oyarak gösterir. Caminin kapı girişindeki işlemelerin özellikle Mayıs ayında sabahın ilk ışıklarıyla başında tepeliği, örgülü saçları ve boynunda takısı ile bir kadın silueti olarak yansıdığı söylenir.

Niğde’de Alaaddin Camii dışında gezebileceğiniz Sungur Bey, Afife Hanım, Murat Paşa, Kırkayak gibi pek çok tarihi cami bulunduğunu söylemeliyiz. Merkez Niğde otel pansiyonlarında kalarak bu tarihi eserleri rahatlıkla gezebilirsiniz. 

Merkezde bulunan Niğde Müzesi binlerce yıllık kültür birikimini 5 ayrı salonda sergileyerek ziyaretçilerin beğenisi alıyor. Neolitik eserler, Eski Tunç Çağı eserleri, Hitit Dönemi, Helen, Roma ve Bizans Dönemi, Mumya ve sikkeler salonlarını gezerken tarihte bir yolculuk yapmış olacaksınız. 

İl merkezine 9 km uzaklıkta Gümüşler Kasabası'nda bulunan Gümüşler Manastırı mutlaka görmeniz gereken yerlerden bir diğeri. Kapadokya bölgesinde büyük bir kayanın içerisine oyularak yapılmış ve günümüze kadar korunarak ulaşmış en büyük manastırlardan biridir. Bu manastırın en önemli özelliği dünyada Meryem Ana’nın ilk gülümsediği freske sahip olmasıdır. Bu fresk yanında İsa’nın doğumu, melekler, havarilerin resmedildiğini görebilirsiniz.

İl merkezini gezdikten sonra sıra çevre gezilerine geliyor, Kleopatra’nın süt banyosu yaptığı havuz olarak bilinen Roma Havuzu Bahçeli kasabasında bulunuyor. Restorasyonu tam olarak yapılmamış olsa da ağaçlar ve yemyeşil çimenler içerisinde bulunan Roma döneminin en iyi işçiliklerinden biri olan Roma Havuzu görülmeye değer.

Daha sonra İl merkezine 28 km uzaklıkta Bor ilçesi Kemerhisar Kasabası'nda bulunan arkeolojik sit alanı olarak koruma altına alınmış Tyana Ören Yeri ve Su Kemerleri'ni gezebilirsiniz, gerçi antik kentin büyük bir kısmı Kemerhisar altında kalmış ancak su kemerlerinin büyük bir kısmı halen ayakta. 

Ünlü şairlerimizden Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Han Duvarları” şiirine ilham kaynağı olmuş Ulukışla Öküz Mehmet Paşa Külliyesi bir sonraki tarihi durağınız olabilir. Ulukışla’ya gelmişken Çiftehan Kaplıcası'na uğrayıp şifalı sularından yararlanabilir hatta burada bulunan Niğde Termal Otelleri'nde konaklayıp ertesi gün Bolkar Dağı’nın 2650 metre yüksekliğindeki zirvesinde yer alan Karagöl’e geçebilirsiniz.

Karagöl’de koruma altında olan ve dünyanın her yöresinden meraklısını kendine çeken Ranahotzi (ötmeyen) Kurbağalarını görebilirsiniz. Toros Bolkar Dağı, yaylaları, pınarları, gölleri, yemyeşil doğası ile her mevsim gidebileceğiniz bir doğa harikasıdır. 

Doğa yürüyüşleri yapmayı seviyor hele bir de dağcılıkla ilgileniyorsanız Aladağlar Milli Parkı’nı da gezi programınıza ekleyin. İçerisinde irili ufaklı 7 ayrı göl bulunan Yedi Göller Bölgesi ve tırmanışçılar için özel bir yeri olan Demirkazık Dağı’nın bulunduğu Milli Parka hayran kalacağınıza eminiz. Bu bölgede kamp kurup doğayla iç içe bir tatil de yapabilirsiniz ya da civarda bulunan butik Niğde otelleri fiyatları ucuz olması açısından tercih edilebilir.  

Tüm gün gezdikten sonra gece eğlenmek için pek takatiniz kalacağını sanmıyoruz. Zaten Niğde’de aktif bir gece hayatı yok ve kafelerde dinlenebilir az sayıda eğlence mekanında canlı müziğin keyfini çıkarabilirsiniz. 

Niğde’ye geldiğinizde lezzetli patatesini, elmasını, tahinli ekmeğini yemeden, meşhur Niğde Gazozunu içmeden ve bol bol doğa fotoğrafları çekmeden dönmeyin diyor, iyi tatiller diliyoruz.