Kula Otelleri

Türkiye’nin ilk ve tek jeoparkı, rengarenk tarihi Rum evleri, peri bacaları ve kaplıcalarıyla Türkiye’de başka bir kentte yaşayamayacağınız bir macera sunuyor Kula, ilkel ayak izleri bulunan Kula’nın esrarengiz coğrafyasını keşfetmek isterseniz Manisa Otelleri'nde konaklayıp günübirlik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Kula Otelleri

Kula’yı anlatmaya rengarenk boyalı duvarlarıyla, eski evlerinden başlamak gerekir. Yaklaşık 3 bin adet olan bu tarihi evler müze niteliği taşıyor. Onlardan bir tanesi de Kenan Evren’in doğduğu eski Rum evi, isterseniz 10.00 - 18.00 saatleri arasında ziyaret edebiliyorsunuz bu evleri.

Kulada nerede kalınır diye soruyorsanız da, bu evlerden bazılarının birer pansiyon görevi gördüğünü unutmamanızı tavsiye ediyoruz, neredeyse her evin bahçesinde görebileceğiniz nar ağaçları bir rivayete göre genç erkeklerin evlenmek istedikleri kadınlara nar vermesi gibi bir işleve sahip. 

Eski Rum ve Türk evlerinin iç içe olduğu Kula sokakları, son derece dar fakat gezmesi çok keyifli. Bu sokakları gezerken kaybolmuş gibi hissedebilirsiniz ancak panik yapmayın. Bu labirentvari sokaklar sizi illa ki meydana götürüyor.

Meydana geldikten sonra Kula çarşısına doğru yol almanızı öneriyoruz. Yöresel ve tarihi el işi sanatlarının küçük birer örneklerini hediyelik olarak alabilirsiniz. Bakır, keçe, halı ve daha birçoğu özenle işleniyor ve kula çarşısını bir renk cümbüşüyle donatıyor. 

Kula otelleri fiyatlarını çok dert etmemenizi öneriyor ve Kula’nın gizemli coğrafyasına bir iki gün ayırmanız gerektiğini düşünüyoruz; zira Kula, Türkiye’nin uluslararası arenada tescillenmiş ilk ve tek jeoparkına ev sahipliği yapıyor.

Kula merkezden 11 km uzaklığındaki bu volkanik jeoparka 15 dakikada gelebilir ve gelirken zirveden şehre kadar inen siyah kül örtüsünü izleyebilirsiniz. Burgaz volkanitleri diye bilinen buraya özgü bazı sütun bazaltları içerisinde bulunduran bu park Divlit Yanardağı’na da ev sahipliği yapıyor. 

Kula’ya birkaç gününüzü ayırmış ve Kula otelleri'nde kalmışken, Kuladokya’yı gezmezseniz hata edersiniz. Herkes Kapadokya’yı bilir, ama Kuladokya da tıpkı Kapadokya gibi peri bacalarıyla bezeli bir doğal heykel alanıdır.

Kula-Uşak istikametinde, 15. kilometrede Yurtbaşı Köyü yakınlarında solda Kuladokya’yı görebilirsiniz. Mutlaka içine girip gezmenizi, yorulursanız da peri bacalarının hemen altındaki salaş kafede dinlenmenizi öneriyoruz.

Tasavvuf şiiri ve felsefesine ilgiliyseniz, belki de Türkiye’nin en büyük derviş ve şairlerinden Yunus Emre’nin olduğuna inanılan Tapduk ve Emre Türbesi’ni görmek isteyeceksiniz. Kula’nın kuzeyine doğru 25 km mesafedeki Emre Köyü’nde bulunan bu türbe, aslında bir külliyenin parçası.

Dilerseniz ziyaretinizi Eylül ayının ilk haftasına denk getirebilir ve Yunus Emre Anma Şenlikleri’ne katılabilirsiniz. Uzunca bir orta ege tatili planlayan gezginlere, bu festivalden sonra Manisa’nın bir diğer ilçesinde, Akhisar otelleri'nde konaklamalarını ve zeytin festivaline katılmalarını öneriyoruz!

Doğal güzelliklerin içerisinde geçireceğiniz Kula tatilinizin keyifli geçmesini diliyoruz

Daha Fazla Yükle